Saray’ın muhalefete FETÖ tuzağı

08 Eylül 2016 17:40
Saray’ın muhalefete FETÖ tuzağı

Mehmet Ali Güller ,yenikapı ruhu denilen bir sanal hedef üzerinden muhalefetin etkisizleştilirdiğini, duruma uyanan muhalefetin ise FETÖ cülük suçlaması ile sindirilmeye çalıştığını ,muhalefete FETÖ tuzağı kurulduğunu iddia etti. Mehmet Ali Güller'in yazısı:

Saray’ın muhalefete FETÖ tuzağı

Saray ve AKP Hükümeti 15 Temmuz sonrası süreçle ilgili iki hedefi gerçekleştirmeye çalışıyor:

1) “Milli mutabakat” sağlamak.

2) 15 Temmuz darbe girişimini fırsata çevirerek devleti biçimlendirmek.

Bu iki hedef birbiriyle paralel ilerletiliyor. Zira iki hedef iki ayak gibi; biri diğerini ilerletiyor.

YENİ-DEVLET İNŞASI

Saray ve AKP Hükümeti bu hedeflerden ikincisinde hayli yol aldı ve şunları yaptı:

1) Saray OHAL ilan edip KHK’ler çıkararak öncelikle TBMM’yi aradan çıkardı! Parlamenter sistemin askıya alındığı, Anayasa’ya uygunluğun aranmadığı, Bakanlar Kurulu’nun başbakandan çok cumhurbaşkanının başkanlığında ve Saray’da toplandığı bir süreç…

2) KHK’ler ile TSK’nin emir-komuta birliği parçalandı. Jandarma ve Sahil Güvenlik İçişleri Bakanlığı’na, kuvvet komutanlıkları Savunma Bakanlığı’na, askeri hastaneler Sağlık Bakanlığı’na bağlandı; askeri liseler kapatıldı, harp okulları milli savunma üniversitesi altında yeniden biçimlendirilmek üzere lağvedildi…

Genelkurmay Başkanı TSK’nin başı olmaktan çıkarıldı, Saray’a herhangi bir orgenerali genelkurmay başkanı yapma hakkı verildi, Savunma Bakanlığı’ndaki sivillere paşalık unvanı verildi; müsteşar orgeneral, yardımcıları korgeneral, genel müdürler tümgeneral, daire başkanları albay yapıldı.

Yüksek Askeri Şura (YAŞ), tıpkı yıllar önce AB yasaları ile MGK’ye yapıldığı gibi sivilleştirildi. 4 askerin ve 8 sivilin yer aldığı yeni YAŞ, Genelkurmay Karargâhı yerine Başbakanlık’ta toplandı, üç saatte tamamlanıp kalan atamalar bakanlıklara bırakıldı!

Bu arada İçişleri Bakanlığı’na bağlanan Jandarma Genel Komutanlığı parça parça yok ediliyor; Jandarma Bölge Komutanlıkları kaldırıldı, doğrudan bakanlığın yaptığı atamalarla siyasileştirildi…

3) KHK’ler ile devlet kurumlarında yüz bini aşan kamu personeli tasfiyesi yapıldı. Kuşkusuz bunların büyük kısmı FETÖ’cüydü ve devletten temizlenmeliydi. Ancak Saray FETÖ’cülerle birlikte diğer muhalefeti de kamudan attı; devlet kadrolarında 15 yıldır kalmayı başarabilmiş son Atatürkçü, milliyetçi, laik kadrolar da bu fırsattan yararlanarak temizledi!

Diğer yandan yine KHK’ler ile örneğin 28 Şubat’ta atılmış kişilere yeninden TSK ve MİT’e geri dönme şansı verildi!

4) Tüm bu süreçte bir de sermaye ve mülkiyet dönüşümü yapıldı. Asıl dönüşüm ise lağvedilen askeri birliklerin arazilerin yandaşlara peşkeşi sırasında yaşanacak…

TBMM TATİLDE, TEK YETKİ SARAY’DA

Peki, Saray ve AKP Hükümeti’nin “milli mutabakat” hedefi neydi ve bu konuda neler yaptı?

AKP “milli mutabakat” diyerek kendisiyle doğrudan ilgili olan süreci birincisi üzerinden atmaya, ikincisi muhalefet edilebilmesinin önüne geçmeye ve üçüncüsü de adım adım muhalefeti biat ettirerek yeni seçim sürecine sorunsuz girmeye çalışıyor.

1) Yenikapı Mutabakatı bu hedefin önemli bir dönemeciydi. Muhalefet “Yenikapı Ruhu” denilen bir sanal hedef üzerinden etkisizleştirilecekti. Maalesef CHP ve MHP bu oyuna geldi.

“Yenikapı Ruhu” diyerek ekranlarda bol bol “Kuvayı Milliye ruhu”, “Çanakkale ruhu” gibi kavramlarla, taşınmaya başlayan Türk Bayrakları ve asılmaya başlayan Atatürk posterleri ile muhalefet sessizleştirilecekti.

2) KHK’ler ile parlamenter sistemin askıya alındığı ve TBMM’nin kapatıldığı bu yeni süreçle, kuvvetler ayrılığı prensibi yani yasama, yürütme ve yargının ayrılığı prensibi ortadan kalktı. Nitekim Erdoğan Anayasa’ya aykırı olarak “ben Yürütme, yasama ve yargının başıyım” bile dedi!

Erdoğan Yargı’nın adli yıl açılışını Saray’a taşıyarak hem açılış geleneğinde olmayacak şekilde kendisine bir açılış konuşması ekletti, hem de yargı mensuplarını olmaması gereken bir şekilde ayağa kaldırttı; yani düğmesiz cüppeleri önünde fiilen ilikletmiş oldu!

Erdoğan’ın yanında çay toplama etkinliklerine katılarak, çeşitli açılışlara katılarak düğmelerini çoktan iliklemeye başlamış yeni yargı yöneticilerine rağmen Türkiye Barolar Birliği’nin ve sonradan meseleye uyanan CHP yönetiminin bu adli açılış oyununa dâhil olmaması sevindirici.

CHP’YE FETÖ’CÜLÜK SUÇLAMASI KAMPANYASI

3) Saray’ın ve AKP Hükümeti’nin muhalefete asıl tuzağı ise doğrudan muhalefeti FETÖ’cülükle suçlamaya başlamasıdır. Bunun şimdi başlaması ise muhalefetin bir kısmının yukarıda özetlediğimiz “Yenikapı Mutabakatı” oyununa uyanmasındandır.

Ekranlara doldurulan AKP sözcüleri, şimdilerde ağız birliği etmişçesine CHP’yi FETÖ’cülükle suçlamaktadır. Öyle ki bu süreçte “FETÖ’yü Seyfi Oktay döneminde devlete CHP yerleştirdi” diyen AKP milletvekili de rol almakta, “ Yurtta Sulh Konseyi” üzerinde FETO-CHP bağı kurmaya çalışan Kabataş Yalancıları da…

Kuşkusuz CHP’de de, MHP’de de FETÖ’cüler var; özellikle 17-25 Aralık sürecinde izlenen yanlış çizginin bu sızmalara zemin yarattığı ortada. (O süreçte sıkça yazdık: AKP-Cemaat çarpışmasında muhalefetin bir kesimin AKP’den, bir kesiminin Cemaat’ten yana tutum alması büyük yanlıştır; hem AKP’ye yaramaktadır, hem de muhalefeti bölerek etkisizleştirmektedir. Nitekim “6 ay sonra AKP olmayacak” denilerek izlenen o çizgiler, AKP’ye yeni seçimler kazandırdı, Erdoğan’a Saray yolu açtı!)

Ancak CHP ya da MHP’ye sızmış FETÖ’cüler, AKP’deki FETÖ’cülerin yanında mesele bile değildir. Zira FETÖ devlete Demirel, Özal ve Çiller ile sızmıştır ama Erdoğan ile yerleşmiştir; devlet olmuştur!

AKP’lilerin 17-25 Aralık sürecinde de itiraf ettiği gibi Cemaat AKP döneminde en az 15 kat büyümüştür.

Şimdi AKP bu konudaki rolünü perdelemek, Cemaate katkısını ve hizmet hareketine büyük hizmetini gizlemeyebilmek için topu kendi sahasından CHP’nin sahasına atmaktadır. Kendi FETÖ’cülüğünü değil de CHP’deki FETÖ’cüleri tartıştırarak “suçu üzerinden atmaya” çalışmaktadır!

ÇARE: CUMHURİYET CEPHESİ

Geçen hafta çeşitli vesilelerle görüştüğüm, programlarda yan yana geldiğim veya yazılarımla ilgili arayan CHP’li milletvekillerine dilim döndüğünce bu tuzağı anlatmaya çalıştım, AKP’nin yeni oyununa dikkat çekmeye çalıştım…

CHP’nin bu tuzağa düşmemesi birincisi bünyesine sızmış FETÖ’cüleri kulağından tutup kendisinin atmasıyla mümkündür. AKP’nin elindeki kozlar böyle alınır. İkincisi AKP’nin güreşi istediği mindere çekmesine engel olarak, asıl minderde kalmakta ısrar ederek bu tuzak boşa çıkarılır.

Üçüncüsü ve en önemlisi, tüm muhalefet bu tuzaktan bir “Cumhuriyet Cephesi” altında birleşerek kurtulur, Türkiye kurtulur!

Mehmet Ali Güller
8 Eylül 2016

Mehmet Ali Güller'in yazıları için TIKLAYINIZ

Asıl darbe: Saray darbesi İlgili haber için tıklayın.

Asıl darbe: Saray darbesi

Etiketler: Mehmet Ali Güller, FETÖ, darbe , Saray, AKP, Cumhurbaşkanı