Saray'ın başkanlık yolunda TSK’ye operasyon (videohaber)

Son Güncelleme : 01 Ağustos 2016 10:08

Mehmet Ali Güller Darbe fırsatçılığı ile TSK operasyonu ile iligili uyarılarına devam ediyor. Bugünkü yazısında Gülller, Türkiye ya başkanlık ya darbe iklimine sokulduğu ve darbe fırsatçılığı ile TSK'ya operasyon yapıldığını işaret ederken "Anlayacağınız Erdoğan Başkanlık hedefinden vazgeçmiş, milli mevzilere girmiş ve Kemalizm’e teslim olmuş değil! " dedi.

Mehmet Ali güller TSK'nın parçalanıp siyasete bağlanması ve  bu şekilde TSK'nın küçültülmesi projesi ile ilgili uyarılarına devam ediyor. Mehmet ALi Güller, bölgedeki çatışma atmosferinden dolayı daha güçlü TSK'ye ihtiyaç olduğu ve özellikle TSK'nın bütünlüğünün korunması gerektiğine işaretle, TSK'nın zayıflatılmasının yaratacağı sakıncalara dikkat çekiyor.

Ancak Muhalefetin de sessizleşmesi, her yapılanı neredeyse alkışlar tutumu ve darbeye karşı olmak psikolojisini değerlendiren AKP iktidarı, OHAL koşullarında darbeyi fırsata çeviriyor.

31 temmuz tarihli KHK ile TSK parçalanarak sivil otoriteye bağlandı. Askeri okullar kapatıldı. 

Mehmet Ali Güller'in son yazısı

Saray’ın başkanlık yolunda TSK operasyonu

15 Temmuz’dan beri iki temel tez üzerinde duruyoruz:

Birincisi daha darbe gecesi sosyal medyadan paylaştığımız şu mesajdı: “F Tipi darbe girişimi sabaha kadar bastırılır. Fakat Türkiye ‘ya darbe ya başkanlık’ ikilemine sokularak büyük kan kaybetmiş olacak…”

İkincisi ise Erdoğan’ın darbeyi bir fırsata çevirerek TSK’ye büyük operasyonlar yapacağıydı.

MECBURİYETLER TEZİ?

Amerikancı F Tipi darbe girişiminin üzerinden 17 gün geçmiş durumda ve Erdoğan ikincisini, yani TSK’ye büyük operasyonu önemli ölçüde yaptı.

Olan olduktan sonra olana karşı çıkmak yararsızdır, mesele olmakta olanı görüp olmaması için mücadele örgütleyebilmektir. Bunu yapamadık, yetersiz ve eksik kaldık, sorumluyuz.

Oysa Erdoğan’ın darbe fırsatçılığı ile TSK’ye büyük operasyon planladığı belliydi. Kaldı ki Erdoğan daha darbe bile bastırılmadan önce darbeyi “TSK’de temizlik yapmaya vesile olacağı için Allah’ın lütfu” ilan ediyordu!

Elimizden geldiği kadar uyardık, bulabildiğimiz platformlardan “Erdoğan’ın TSK’ye büyük operasyon hazırlığında” olduğunu anlatmaya çalıştık, Saray’ın TSK’yi parçalayacak tam 11 hedefi olduğunu yazdık. Bu hedefleri de Erdoğan’ın sözcüleri üzerinden yaptığı kamuoyu hazırlama girişiminden saptadık.

Kimi arkadaşımız itiraz etti. Erdoğan’ın yazdıklarımızı yapamayacağını, zaten Türkiye’yi Erdoğan’ın yönetmediğini(!) söylediler.

Bu kanaatleri “mecburiyetler tezi”nden kaynaklanıyordu: Erdoğan mecburiyetler nedeniyle milli cepheye gelmişti, Kemalizm’e teslim olmuştu, ABD’ye kafa tutuyordu…

Oysa bu, en başta sınıfsal nedenlerle bile olamazdı! Kaldı ki Erdoğan yıllar önce “iktidar olabilmek için gerekirse papaz elbisesi bile giyerim” demiş bir biriydi. Yani iktidarda kalabilmek için AKP Genel Merkezi’neAtatürk posteri astırması bir şey değildi!

TÜRK ORDUSU’NA BÜYÜK OPERASYON

Erdoğan, iki OHAL kararnamesi ile TSK’ye operasyonu büyük ölçüde yaptı:

Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tamamen İçişleri Bakanlığı’na bağladı ve askeri bir kuvvet olmaktan çıkarıp polis gibi bir kolluk kuvvetine dönüştürdü. İlk atamaları da İçişleri Bakanı yaptı.

Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Milli Savunma Bakanı’na bağlandı. (Genelkurmay Başkanlığı’nın Saray’a bağlanması için OHAL kararnamesi yetmiyor, anayasa değişikliği gerekiyor.)

Askeri liseler kapatıldı, harp okullarının yerine Milli Savunma Üniversitesi kuruluyor.

GATA ve askeri hastaneler Sağlık Bakanlığı’na bağlandı.

Yüksek Askeri Şura’nın yapısı değişti; 14 asker ve 2 siville 3 gün yapılan YAŞ, 10 sivil ve 4 askerle artık 2 saatte tamamlanacak!

Sırada Askeri Yargının da sivilleştirilmesi ve Adalet Bakanlığı’na bağlanması, MGK’nin anayasadan çıkarılarak teknik bir kurula dönüştürülmesi, halk ordusu özelliği ortadan kaldırılarak tamamen profesyonel orduya geçilmesi var…

Bu tarihi operasyonla ilgili iki önemli saptamada bulunalım:

1) Erdoğan’ın darbe bahanesiyle TSK bünyesinde yaptığı tüm bu yapısal değişiklikleri, aslında ABD ve AB uzun süredir talep ediyordu!

2) Erdoğan bu operasyonla Kemalist ve Milli Ordu’ya büyük bir darbe vurmuş oldu. Yani Erdoğan iddia edildiği gibi Kemalizm’e teslim olmuyor, tersine Kemalizm’le her fırsatta hesaplaşıyor!

GÜCÜN DAĞITILMASI VE SIZMA BAHANESİ

Saray ve AKP Hükümeti TSK’ye büyük operasyonuna iki gerekçe açıklıyor: “Sızma olduğu için askeri okulları kapatıyoruz ve darbeleri önleyebilmek için gücü dağıtıyoruz.”

İkisi de yanlış!

F Tipi yapının sızması kurum kapatmaya gerekçe ise hepsinden önce AKP’nin kapatılması gerekir! Zira en büyük sızma AKP’yedir! Dahası olan sızmadan ziyade, F Tipi’nin AKP bahçesinde 14 yıl serpilmesidir!

Diğer yandan AKP’nin “gücü dağıtma” bakışı, 15 Temmuz’u tam olarak anlayamadıklarını(!) ortaya koymaktadır.

Zira ABD tıpkı Ergenekon ve Balyoz kumpaslarında olduğu gibi, 15 Temmuz’da da aslında TSK’ye darbe yapmıştır. Washington Ortadoğu haritası çizmeye çalıştığı bir süreçte Türk Ordusu’nu etkisizleştirmeye çalışmaktadır.

Yani gücü dağıtmak değil, tersine birleştirmek ve büyütmek gerekir!

BAŞBAKAN ŞEMADAN ÇIKARILDI!

Gelelim Erdoğan’ın başkanlık hedefine…

Erdoğan bu hedefini gerçekleştirmek için her fırsatı değerlendirmeye çalışmaktadır. Nitekim TSK’ye operasyonu da önümüzdeki süreçte bunu gündeme getireceğini göstermektedir. Şöyle:

Erdoğan Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerini doğrudan Milli Savunma Bakanı’na bağladı. Genelkurmay Başkanlığı’nı da kendisine bağlayacağını ilan etti. Buna anayasa değişikliği gerektiği için kararnameyle çözemedi.

Düne kadar teşkilat şeması nasıldı? Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı’na, Genelkurmay Başkanlığı da Başbakan’a bağlıydı.

Saray’ın operasyonuyla teşkilat şeması neye dönüşüyor? Kuvvet Komutanları Savunma Bakanı’na, Genelkurmay Başkanlığı Saray’a bağlı olacak. Yani hepsi kendisine bağlı Başbakan boşta kalmış oldu!

Neden? Çünkü başkanlık sistemi ile başbakanlık da ortadan kalkacak!

Anlayacağınız Erdoğan Başkanlık hedefinden vazgeçmiş, milli mevzilere girmiş ve Kemalizm’e teslim olmuş değil!

Tersine Başkanlık hedefi için her fırsatı değerlendirmeye çalışmaktadır.

O nedenle muhalefetin Erdoğan’ı “iyi işler yapıyor” diyerek alkışlaması değil, tersine “iyi işleri” fırsata dönüştürememesi için uyanık olması ve sürekli muhalefet etmesi gerekmektedir!

Mehmet Ali Güller
1 Ağustos 2016

Mehmet Ali Güller'in 27 Temmuz tarihli yazısından alıntı:

Darbe fırsatçılığı ve TSK’ye operasyon

Anımsayacaksınız, Erdoğan Marmaris’ten uçakla İstanbul Atatürk Havalimanı’na geldiğinde, yani Amerikancı F Tipi darbe girişimi henüz bastırılmadan önce, darbeyle ilgili şöyle demişti: “Bu Allah’ın bir lütfu. Çünkü tertemiz Silahlı Kuvvetlerimizin temizlenmesine vesile olacak.

Şimdi Saray ve AKP Hükümeti bu lütfu değerlendiriyor ve TSK’ye kapsamlı operasyona hazırlanıyor!

ABD’nin 50, AKP Hükümeti’nin de 14 yıldır “ana ajandasında” yer alan TSK’ye yönelik “yeniden yapılandırma” dönüşümü, F Tipi darbe girişimi bahanesiyle hayata geçirilmeye çalışılıyor.

Saray ve AKP Hükümeti TSK’ye yönelik bu büyük operasyonu OHAL çerçevesinde Kanun Hükmünde Kararnameler ve Anayasa değişikliği ile yapmaya çalışıyor.

Peki, hedefte neler var? Recep Tayyip Erdoğan, Binali Yıldırım, Numan Kurtulmuş, Efkan Ala ve İbrahim Kalın’ın açıklamalarına, AKP kulislerine ve medyaya yansıyanlara bakarak inceleyelim:

1. ASKERİ EĞİTİM SİVİLLEŞECEK

2. ASKERİ YARGI SİVİLLEŞECEK

3.VALİLER JANDARMA KOMUTANI OLACAK

4.GENELKURMAY’I SARAY’A BAĞLAMA HEDEFİ

Mehmet Ali Güller'in 29 Temmuz tarihli yazısından alıntı:

YAŞ KARARLARININ ANLAMI

Yüksek Askeri Şura kararları çoğu kişi için sürpriz oldu. Zira AKP çevreleri de dâhil çoğu kesim için diplerine kadar girmiş F Tipi çeteyi göremeyen ve darbe girişimini engelleyemeyen komutanlar artık görev yapamazdı!

Fakat Erdoğan pragmatistti ve o nedenle “dereyi geçerken at değiştirilmez” diyordu.

Darbe girişimine “Allah’ın lütfu, çünkü Silahlı Kuvvetlerimizin temizlenmesine vesile olacak” diyen Erdoğan fırsattan yararlanıp OHAL kararnameleri ve Anayasa değişiklikleriyle “TSK’yi yeniden yapılandırma” adı altında “dönüştürmek” istiyordu!

Nitekim Erdoğan açık açık “MİT ve Genelkurmay bana, kuvvet komutanlıkları da Savunma Bakanlığı’na bağlansın” diyordu. Askeri okulların kapatılması, TSK’nin üniversitelerden (haliyle İmam Hatiplerden) kaynak bulması, askeri yargının kaldırılması gibi hedefler zaten masadaydı, hükümet yetkilileri açık açık söylüyordu…

Zaten ikinci OHAL kararnamesi ile Jandarma TSK’den tamamen kopartılıp İçişleri Bakanlığı’na bağlanmıştı bile… Dahası İçişleri Bakanı Efkan Ala ekranlarda Jandarmanın kıyafetini bile değiştireceğini ilan ediyordu!

Erdoğan’ın bu hedeflerinin yerine getirilmesinin önünde engel olarak yine en başta TSK’nin kendisi vardı. Erdoğan için o nedenle TSK’de yeni bir kuvvet komutası oluşması yerine, şimdilik bildiği, birlikte çalıştığı ve darbe girişimindeki “yaralı” rolleri nedeniyle mahcup konumda olan komutanların bulunması daha yararlıydı!

Evet, Erdoğan “yaralı” komutanları şimdilik tuttu çünkü mevcut komutanlar “TSK’nin yeniden yapılandırılması” planına itiraz edemeyecek konuma düşmüş durumdaydılar…

Mehmet Ali Güller'in yazılarını okumak için TIKLAYINIZ..

Etiketler: Mehmet ALi Güller, Halk TV, Gürkan Hacır,