8TXV1Xhfyp94bs9XTmWCDev5ISdylH-WymPnIBCsd3c






Öcalan'ın Suriye'den çıkarılışı

Son Güncelleme : 11.10.2017 08:10

AKP iktidarı göreve geldiğinde Öcalan Türkiye'ye teslim edilmiş terör sıfır noktasına gerilemişti. Her gün şehit haberleri aldığımız bugünlerde, bir tarihi dönemeç olan "Öcalan'ın Suriye'den çıkarılışı"nı diplomatik mücadele tarihinde önemli bir zafer




9 Ekim Öcalan'ın Suriye'den çıkarılışının yıldönümü.
Bu sebeple, 9 Ekim 2016'da da her yıl olduğu gibi protesto gösterileri düzenlenmiş.

2016'daki protestoların öncülüğünü HDP yapıyor.

PKK ise, 9 Ekim 2016'da  10 asker olmak üzere 18 şehit verdiğimiz o büyük saldırıyı düzenliyor.

PKK'NIN BİTİŞİ VE YENİDEN DOĞUŞU

PKK'nın gerileme sürecine sokulduğu hatta bitirilme noktasına getirildiği günleri kimse hatırlamak ve hatta hatırlatmak istemiyor. Olayla, PKK'nın geriletildiği süreçle ilgili karatma mı uygulanıyor sorusu akla geliyor.
Öcalan'ın paketlenişi, hatta sorgusunun video kayıtları çıktığı halde, Öcalan'ın Suriye'den çıkarılığı ve PKK'nın bitirilişi süreci ile ilgili internetten bir tarama yaparsanız neredeyse bir şey bulmak mümkün değil.
Olayın canlı tanıklarından Onur Öymen Arka plan teröre yön verenler kitabında Öcalan'ın Suriye'den çıkarılışını anlatıyor.
O da yazmasa hiçbir şeyin kayda geçeceği yok!..

Onur Öymen'in kaleme aldığı ve terörün arka planının anlatıldığı "Arka Plan" ktabında Öcalan'ın Suriye'den çıkarılışı anlatılıyor:


Öcalan 1979 yılında Suriye'ye geçmiş, PKK da Suriye'nin denetimindeki Lübnan'ın Bekaa vadsine yerleşmişti.

1995 yılı sonu. Suriye, kendi topraklarında Öcalan'ın ve PKK'nın varlığını inkar ediyor. Türk İstihbaratı ise Öcalan'ın Suriye'de olduğunu teyit ediyor.

Öcalan'ın Suriye'den çıkarılışı için ilk diplomatik ve askeri adımlar bu dönemde anlatıyor.

Dönemin Cumhurbaşkanı Demirel, Başbakanı Çiller yardımcısı ve Dişişleri bakanı ise Deniz Baykal, dış işleri müsteşarı Onur Öymen, Genel kurmay başkanı ismailHakkı Karadayı, Kara kuvvetleri konutanı Attilla ateş...
Cumhurbaşkanı Demirel, 1196 yılında Mısır'a ziyarette bulunuyor ve Suriye'den Öcalan'ın çıkarılması konusu için Mübarek'ten destek isteniyor.
23 Ocak 1996'da Türkiye'ye Suriye'ye çok sert bir nota veriyor. Suriye'ye terör örgütünü topraklarında barındırmanın sorumluluğu ve BM meşru müdafa hakkından söz eden 51. maddesi hatırlatılıyor.
Türk hükümeti Suriye ile resmi temasları askıya alıyor. Ve ardından Türkiye Suriye sınırına askeri birliklerini kaydırarark kararlılık gösterisinde bulunuyordu. 1996 yılında başlayan diplomatik süreç, , Başbakan Ecevit, Dışişleri bakanı ismail Cem'in olduğu azınlık hükümetine kadar kesintisiz devlet politikası olarak devam ediyor.
Genel kurmay Başkanı Kıvrıkoğlugöreve geldikten sonra ,16 Eylül 1998 yılında KK komutanı Atilla Ateş Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde o ünlü konuşmasını yapıyor ve Suriye'ye açıkça güç gösterisindfe bulunuyor. 1 Ekim'de TBMM de açış konuşması yapan Demirel de Atilla Ateş'in konuşması parelelinde konuşma yapıyor. Türkiye sabırların taştığını açıkça ilan ediyor.
Bunun üzerine Mısır cumhurbaşkanı Mübarek Türkiye'yi ziyaret ediyor. Mübarek'i Türkiye'nin kararlılığına ikna oluyor ve arkasından Şam'a giderek Türkiye'nin karralılığını Şam'a anlatıyor.
İran devreye giriyor. İsmail Cem İran temsilcisine Türkiye'nin PKK ile iligli Suriye'ye takındığı tutumu iletiyor.
Türkiye'nin kararlılığını gözlemleyen ABD başkanı Clinton Suriye'ye "tPKK'ye desteğini kesecek adımları derhal atmasını", Türkiye'ye de "askeri müdahaleden kaçınması" mesajını yolluyor.
Suriye çıkış yolunun kalmadığını görerek 9 Ekim 1998'de Öcalan'ı topraklarından çıkartıyor.

İKTİDAR TERÖRÜN SIFIR NOKTASINI UNUTTURMAYA ÇALIŞIYOR

İktidarın sorumluluklarını hatırlatacak,eksikliğini ortaya çıkaracak olan bu örneği unutturmasını anlıyorum.


Onlar hala terör 30 yıllık meselemiz masalına sığınarak, terörün bitme noktasına geldiği dönemi ve Öcalan'ın yakalanış sürecini unutturmaya çalışıyor.

Peki muhalefet, bu konuyu neden sahiplenmez?

Terörle mücadelenin olmazsa olaması olan, tutarlı ve inandırıcı bir politika ile "diplomatik baskı"nın iktidar tarafından kullanılmamasını muhalefet neden mesele etmez

Sayın Onur Öymen'e Türkiye'nin yakın tarihi ile iligli deneyimlerini, bilgisini aktardığı için bir kez daha teşekkür ederim. Her biri birer tarihi belge niteliğindeki eserlerini, Türkiye'de ne olup bittiğini anlamak için okumak gerektiğini yineliyorum.
Ve sayın Öymen'in "Irak topraklarındaki PKK varlığı sona erdirilmeden PKK ile mücadelenin başarıya ulaşamayacağı" gerçeği ile ilgili ısrarlı uyarısını yineliyorum.

Bu konuda kamuoyu hassasiyeti oluşturulması gerektiğine iyi niyetli siyasetçilerimizin dikkatini çekiyorum.

8TXV1Xhfyp94bs9XTmWCDev5ISdylH-WymPnIBCsd3c