KILIÇDAROĞLU İZMİR'DE- "OHAL'LE, KHK'LER İLE ,DEVLETİ İNŞA ETME YANLIŞLIĞINA KİMSE DÜŞMEMELİ"

Son Güncelleme : 05 Ağustos 2016 00:08
KILIÇDAROĞLU İZMİR'DE-  "OHAL'LE, KHK'LER İLE ,DEVLETİ İNŞA ETME YANLIŞLIĞINA KİMSE DÜŞMEMELİ"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir'deki Cumhuriyet ve Demokrasi mitinginde darbe girişiminden çıkarılacak derslere dikkat çekerek, " OHAL'le kanun hükmünde kararnameler ile devleti inşa etme yanlışlığına kimse düşmemeli Devletin inşa yeri TBMM'dir." DEDİ.

KILIÇDAROĞLU'NUN KONUŞMASINDAN SATIR BAŞLARI:

"BU MECLİS MUSTAFA KEMAL'İN MECLİSİYDİ, TOP DA ÇALIŞMAZ BURAYA TÜFEK DE ÇALIŞMAZ BURAYA"

Kılıçdaroğlu, darbe girişiminden söz ederek, şunları söyledi:

"15 Temmuz 2016 çok önemli bir tarih. Bir darbe girişiminde bulunuldu. İlk tespiti yapmamız gerekiyor. Bu darbe kime yapıldı? Cumhuryietimize ve demokrasimize yapıldı. Bu darbe girişimi demokratik parlamenter sisteme karşı yapıldı. Demokratik, laik sosyal hukuk devletine karşı yapıldı. Cumhuriyet tarihinin en kanlı darbesidir bu darbe. Darbe girişimini İstanbul'da havalimanına inerken gece saat 23.00'de öğrendim. Talimat verdim, 'meclise gidiniz çalışınız darbeyi kışkırtmak için her türlü çabayı gösteriniz. Parlamento kapanmamalı, çalışmalı. Arkadaşlarımız top sesleri arasında kurşunlar yağarken TBMM sabaha kadar çalışmasını sürdürdü. Milletvekillerimiz parlamentoyu asla terk etmedi. Bu meclis Mustafa Kemal'in meclisiydi, top da çalışmaz buraya tüfek de çalışmaz buraya. 7 düvel de duysun. TBMM'nin temeli salonlarda atılmadı. O temel cephelerde atıldı, cephelerde mücadele edildi. Kuruluş Savaşı'nı yöneten meclise o nedenle 'gazi meclis' ünvanı verildi."

DİYAP AĞA'DAN ÖRNEK VERDİ

CHP lideri sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tarih 22 Temmuz 1921. Polatlı'dan Ankara'ya top sesleri gelir. Meclis açıktır mücadele edilir. Yöntemler tartışılır. Bir önerge verilir, 'top sesleri geliyor, düşman kapımızda meclisi Kayseri'ye taşıyalım' deniyor. O sırada Dersim Milletvekili Diyap Ağa kürsüye çıkar ve şöyle der; 'biz buraya kaçmaya değil dövüşerek ölmeye geldik. Buyrun gidin ama ben gidemem. Tek başıma da kalsam bayrağım ve vatanım için son kurşuna kadar çalışırım. Son kurşunu da kafama sıkarım' der Dersim milletvekili Diyap Ağa. Bugün Gündoğdu Meydanı'nda yüzbinlence Diyap Ağa var. Senin anını yaşatıyoruz. Çünkü cumhuriyet kolay kurulmadı. Acıyla gözyaşıyla kurduk cumhuriyeti kanımız ve canımız var bu temellerde. Duyduk ki ordunun içinde yuvalanan bir grup cumhuriyet ve demokrasiyi kast edecek ilk duyduğumuz andan itibaren karşı çıktık. Her türlü darbeye ve diktaya karşı çıkmaya devam edeceğiz. Cumhuriyet fazilettir, erdemdir, kimsesizlerin kimsesidir. Biz birilerinin kölesi ve kulu değiliz. Türkiye Cumhuriyeti'nun özgür bireyleriyiz. Cadde ve sokaklarında düşüncelerimizi özgürce açıkladığımız güzel görkemli Türkiye cumhuriyeti'nde yaşıyoruz. Kimse unutmasın. Bugün hükümet olanlar da unutulmasın o makamlarda oturuyorlarsa onları o makamlara getiren Mustafa Kemal Cumhuriyetidir. Kimse bu cumhuriyeti unutmasın."

"BU ÜLKENİN KURUCU DEĞERLERİYLE OYNAMAYIN"

CHP Genel Başkanı Gkılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Burada kısaca bir de Osmanlı heveslilerine seslenmek istiyorum. (Vatandaşın yuh çekmesi üzerine) Yuh yok. Osmanlı'da vatandaş yoktu. Herkes padişahın kuluydu. Kimse düşüncesini açıklayamazdı yakalanırdı. Cumhuriyet böyle bir anlayışla yola çıkmadı dedi ki; her yurttaş özgür vatanın özgür yurttaşlarıdır. Bu anlayışyla yola çıkıldı. Elbete Osmanlıyı kötülemiyoruz. Mustafa Kemal ne diyor; egemenlik birisinin değil padişahın sultanın değil egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyor. Mustafa Kemal cumhuriyeti kurdu ama çok önemli bir başarıyı dünyanın gündemine getirdi. Türkiye Cumhuriyeti bütün mazlum ülkelerin örnek aldığı bir cumhuriyet oldu. Hükümetler de aynı örnek olma yolunda kararlı adımklarla yürümek ve örnek olmak zorundadır. Bizim mücadelemizin temelinde yatan bu anlayıştır. Türkiye'nin temelini kuranlar sağlam temeller üzerine Cumhuriyeti inşa ettiler. Çünkü onlar Osmanlı'nın hangi gerekçelerle çöktüğünü biliyorlardı. Bugün 100 yıla yaklaşan cumhuriyet kararlı adımlarla yürüyor ve yürümeye devam edecektir. Bunun önderleri bu ülkenin halkıdır. Ben söylüyorum sizler de söyleyin. 'Cumhuriyetin kurucu değerleriyle kuruluş amaçlarıyla oynamayın' dedim. Bu ülke kurucu ayarlarına dönmek zorundadır' dedim. Çünkü o ayarlar cumhuriyeti cumhuriyet yapan değerlerdi. Biz ayarlarla oynamak yerine takip etmek güçlendirmek zorundayız. Bu darbe demokratik laik sosyal hukuk devletine karşı yapılmış bir darbedir. Parlamenter sisteme karşı yapılmış bir darbedir. O nedenle biz kimden ve nereden gelirse gelsin tüm darbelere ve dikta anlayışlarına karşı çıkıyoruz."

"CAMİYE, KIŞLAYA ve ADLİYEYE SİYASET GİRMEYECEK"

CHP lideri Kılıçdaroğlu; camiye, adliyeye ve kışlaya siyaset girmemesi gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:

"Darbe girişiminden sonra bir gerçek ortaya çıktı. Laikliğin seküler sistemin ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. Laiklik, din ve vicdan özgürlüğüdür. Laiklikle oynamak kabul edeceğimiz birşey değil. Kışlaya siyaset sokmayı kabul etmiyoruz. Adliyeye siyaseti sokarsanız adliyeyi bölersiniz. O nedenle biz diyoruz ki; camiye kışlaya adliye siyaset grimeyecek. Siyasetin girmediği yer buralar olacak. Buralar adalet dağıtacak. Buralar huzur içinde kendi inançlarını yerine getirecekler. Aklın kullanılması lazım. Körü körüne sadakat darbeye zemin hazırlar. Profesör var hakim var general var ama bir kişiden talimat alıyorlar. Onlar akılllarını kiraya vermiş kişilerdir. Oysa biz diyoruz ki tanrının bize verdiği en güzel şey akıldır ve aklımızı kullanmalıyız. İnancımızın da kuralıdır. Bakara suresi 'aklınızı kullanmıyor musunuz' diyor yüce yaradan. Bizden de bilim insanları çıkmalı. Biz de bilimsel eğitimden yana tavır koymalıyız. Sadakatin ruhu hukuku sadakattir. Eğer bunu yapabilirsek Türkiye'yi darbelerden arındırmış oluruz. Bir gerçeği daha söylemek istiyorum bütün siyasetçilere. Devlette yükselmenin yolu bir cemaate, bir partiye üye olmaktan akraba, oğlu kızı olmaktan geçmemelidir. Bilgiden, birikimden tecrübeden geçmelidir. O işi en iyi yapanlar devlet yönetiminde yer almalı. Başta iktidar partisi olmak üzere herkesin bu gerçeği bir kez daha düşünmesi ve yol haritasını ona göre belirlemesi lazım. Bu darbe girişimi bize medya özgürlüğünün ne kadar önemli olduğunu öğretti. Eğer insanlar gece evlerinden çıkıp tankların üzerine çıktıysa özgür medya sayesinde oldu. Medyaya baskı yapıyorlardı. 'Neden benim haberimi yapmadın', 'neden şunu televizyonda konuşturuyorsun' diyorlardı. Size bir sır vereyim. Ben de 6 yıl sonra benim vergilerimle çalışan TRT'ye konuk oldum."

"OHAL'LE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELER İLE DEVLETİ İNŞA ETME YANLIŞLIĞINA KİMSE DÜŞMEMELİ"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, FETÖ'nün devlete sızmadığını adım adım planlı bir şekilde devlete yerleştirildiğini öne sürerek, şöyle konuştu:

"Efendim deniyor ki FETÖ örgütü bunlar devlete sızmışlar. Devlete sızmadılar. Adım adım planlı bir şekilde devlete yerleştirildiler. Bu gerçeği bilmemiz lazım. O nedenle söylüyorum siyaset kurumunun özeleştiriye ihtiyacı var. Özeleştiri yapmazsa halka doğruları söylemiş olmaz. Nasıl oluyor da binalara, devletin üniversitesine, yargısına, yargıtayına danıştayına kürsü hakimliğine polise askere kim nasıl yerleştirdi. Hükümet edenlerin de bu soruyu önce kendi vicdanlarına sormaları gerekir. Bu sorunun yanıtını hep beraber bekleyeceğiz bekliyoruz. TBMM'de araştırma komisyonu kuruldu. O komisyonun adam gibi çalışmasını bekliyoruz. Sadece devlete yerleşmediler aynı zamanda halkı bastırmak sindirmek için yargıyı sopa olarak kullandılar. İzmir'de Alaçatı belediyemiz Güzelbahçe belediyemiz ve İzmir büyükşehir belediye başkanlarımızın makamlar basıldı, belgeler toplandı, 400 küsür yılla başkanımız yargılanıyor. Devlet kinle yönetilmez devlet öfkeyle yönetilmez, intikam duygusuyla yönetilmez. Devlet hukukun üstünlüğü ile yönetilir. Biz böyle kabul ediyoruz. Darbeciler yargılanmalı. Kim parlamenter demokratik sistememizi TBMM'ye siyasal partilere ve Türkiye Cumhuriyeti'ne kast etmeye yelteniyorsa elbette hukuk içinde yargılanmalıdır. Emir komuta zinciri içinde meydanlara çıkan er ve erbaşlara linç edenlerin de aynı anlayışla yargılanması gerekiyor. Demokrasi 4 yılda bir sandığa gidip oy kullanılan rejimin adı değildir. Demokrasi hukukun üstünlüğü medya üstünlüğü insana saygı demektir . Demokrasi her insanın düşüncesini özgürce dile getirdiği bir rejim demektir. O nedenle her ortamda demokrasi diyoruz. Egemenlik o nedenle kayıtsız şartsız milletindir. Ne dikta ne darbe. Bir hatırlatmayı da yapmayı vicdan borcu olarak kabul ediyorum. Darbe girişimi sonrası OHAL yetkisi alındı ama hiç kimse anayasayı çiğneyip OHAL'i kendi kişisel emelleri için kullanmasın, kullanmamalı. Hukukun üstünlüğünü bilmek lazım. Metehan'dan bu yana gelen bir geleneği bir gecede ortadan kaldırıyorsanız bu doğru değil. Kimse ordumuzla bu kadar uğraşmamalı. Ordunun saygınlığı korunmalı. Yaşadığımız coğrafyada ordunun önemi büyük. Bu coğrafya tekin değil. Acı kan ve gözyaşı var. Ne kadar güçlü olursak o kadar saygın bir ülke konumuza geliriz. OHAL'le kanun hükmünde kararnameler ile devleti inşa etme yanlışlığına kimse düşmemeli Devletin inşa yeri TBMM'dir. Bu devlet hepimizin devleti ise hepimizin seçktiği milletvekilleri kurumları inşa etme kapasitesine sahiptir."

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ VE CHP ÖRGÜTLERİNDEN MİTİNG SEFERBERLİĞİ..

1 hafta boyunca CHP örgütleri, milletvekilleri , belediyeler mitinge katılım için yoğun çaba sarfetti. Polise göre 45 bin, partililere göre 200 bin katılım sağlandı. Başbakan hariç, AKP milletvekillerinin tamamının katıldığı miting öncesi KAP'den Kılıçdaroğlu'na teşekkür ziyareti gerçekleşti. Kılıçdaroğlu alanda, tıpkı Taksim'de olduğu gibi 10 maddelik manifestoyu alandakilere oylattı.

CHP'NİN 10 MADDELİK  MANİFESTOSU:

1- 15 Temmuz darbe girişimi parlamenter demokrasimize karşı yapılmıştır. TBMM bombalanmış ama bombalar altında parlamento görevini yapmış ve darbeyi püskürtmüştür. Bu darbe girişiminin sorumlularını, varsa iç ve dış destekçilerini kınıyor ve lanetliyoruz.
2- Bütün siyasal partiler darbe girişimine karşı çıkmış, demokrasi konusunda Türkiye’de tartışmasız ortak payda oluşmuştur. Siyasette uzlaşma kültürünün güçlenmesine katkı vermek zorundadır.
3- Her türlü darbeye ve parlamenter sistemin üzerindeki her türlü vesayete karşı çıkmak, demokrasiden yana olanların, bu ülkeye namus borcudur. Hep birlikte ve her zaman ne darbe ne dikta yaşasın tam demokrasi demeliyiz.
4- Darbe girişimi halkın direnme hakkını kullanmasıyla ayrı bir anlam kazanmıştır. Direnme hakkı demokrasiyi korumanın meşru bir yolu olarak ortaya çıkmıştır.
5- Demokrasimizin teminatı olan demokratik laik ve sosyal hukuk devleti ilkesinin Türkiye için ne kadar yaşamsal olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır.
6- Bu darbe girişimi anayasada yasama yürütme ve yargı olarak yer alan güçler ayrılığı ilkesinin demokraside denge ve denetlem işlerinin güvencesi olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
7- Balyoz, Ergenekon ve casusluk gibi davalarda mağdur edilen insanların itibar ve haklarının iadesi bütün siyasal partilerin gündeminde olmak zorundadır.
8- Bu darbe girişimini devlet yönetiminin liyakata dayanması gerektiğini ortaya koymuştur. Siyasal yandaşlık, cemaatçilik değil bilgi, birikim ve deneyim gibi ilkeler esas alınmalıdır. Devleti ele geçirme anlayışını tarihe gömmeliyiz. Devletin yeniden inşaası zorunludur.
9- İnancı kimliği yaşam tarzı ne olursa olsun, bu ülkenin güzel insanları bu ülkenin caddelerinde sokaklarında meydanlarında parklarında özgürce gezebilmelidir. Hiç kimse unutmasın 15 Temmuz darbe girişimi 3’ncü sınıf demokrasinin ortaya çıkardığı bir tablodur. Bu ülkenin insanları üçüncü sınıf demokrasiye değil özgürlükçü demokrasiye layıktır. Türkiye tümüyle darbe hukukundan alınmalıdır.
10- Devlet, kinle öfkeyle ön yargıyla yönetilmez. Darbe girişiminde bulunanlar hukuk içinde yargılanmalıdır. Devletin vakarı bunu zorunlu kılmaktadır. İşkence, kötü muamele, tehdit devleti darbecilerle aynı duruma düşürür. Buna izin verilmemelidir.

KAYNAK : EGENİNSESİ 

Haberin fotogalerisi için tıklayın.

CHP "CUMHURİYET VE DEMOKRASİ MİTİNGİ" - İZMİR GÜNDOĞDU

Etiketler: CHP, miting, İzmir, Gündoğdu, Cumhuriyet, demokrasi, AKP, darbe, OHAL